Yazılar

Müzikte Sessizliğin Gücü

Bir şarkıda en çok uğraştığım yer, çoğu zaman hiçbir şeyin çalmadığı yer oluyor.

Sessizliğin müzikte bir işlevi olduğunu söylemek yeni bir şey değil; her müzisyen bilir. Beni ilgilendiren, o işlevin tam olarak ne olduğu. Duraklama bir boşluk değil — boşluk olsaydı süresi önemsiz olurdu. Oysa yarım saniye ile bir saniye arasındaki fark, aynı melodiyi iki ayrı şeye dönüştürüyor. Demek ki sessizlik de bir malzeme, üstelik ölçüsü olan bir malzeme.

Nedeni sanırım beklentiyle ilgili. Bir ezgi, devam edeceğini vaat eder. Vaat askıya alındığında dinleyici gelecek notayı kendi zihninde tamamlamaya başlar. Ses geri döndüğünde iki şey aynı anda duyulur: çalınan nota ve beklenen nota. İkisi çakışırsa tatmin, çakışmazsa şaşkınlık doğar. Sessizlik, bu ikisinin oluşabilmesi için gereken zamanı açıyor. Yani susmak müziği durdurmuyor; dinleyiciye sıra veriyor.

Konuşmada da benzeri var. Bir cümleden önceki duraklama, cümlenin ağırlığını o cümle söylenmeden bildirir. Kelimeyi seçemediğimiz için sustuğumuzu sanırız; oysa çoğu zaman karşımızdaki, biz konuşmadan önce ne söyleyeceğimizi çoktan anlamıştır.

Bestelerimde sessizliği bilinçli kullanmaya çalışıyorum, ama her seferinde becerebildiğimi söyleyemem. Fazla uzun tutunca parça kopuyor, kısa tutunca hiç fark edilmiyor. Doğru süreyi bulmanın bir kuralı var mı, bilmiyorum. Şimdiye kadar hep deneyerek buldum.

BölümMüzik