Yazılar

Şarkı bitti, ne kadar zaman geçti?

Bir şarkı üç dakika sürer. Onu dinlerken gittiğiniz yer üç dakika sürmez.

Ezgiler insanı geçmişe götürüyor. Ama sadece götürmüyor; normal şartlarda bir an ya da birkaç saniye gözünüzün önünde canlanabilecek bir hatırayı, şarkı boyunca sizinle tutuyor. Üç dört dakika, o anının içinde kalıyorsunuz.

Bu, hatırlamak istediğiniz şeyler için bir armağan. Hatırlamak istemedikleriniz için başka bir şey.

Bizim “damar” dediğimiz ezgiler genelde bu telden çalar. Ama damar deyince akla illa arabesk gelmemeli; yaşanmış anıya bağlı olarak bir caz parçası da insanı aynı yere götürebilir. Belirleyici olan müziğin türü değil, ona hangi anının yapıştığı.

Zor bir dönemde “Mütemadiyen”i yazdım. O günlerde herhangi bir ezgiyi dinleyemez hâle gelmiştim; müzik yapan biri için tuhaf bir durum. Şarkı, dinleyemediğim şeyin kendisinden çıktı.

Aradan yıllar geçti ve hayatım o günlerin tersi bir yere oturdu. Buna rağmen “Mütemadiyen”i her dinlediğimde zaman duruyor ve beni yeniden oraya götürüyor. Şarkı bittiğinde yelkovan üç dakika ilerlemiş oluyor. Bende olan bitenin süresi ise başka.

Bunu artık bir kusur olarak görmüyorum. Bir ezginin bir anıyı bu kadar sağlam tutabilmesi, belki de anının kendisinin ne kadar sağlam olduğuyla ilgili. Ama emin değilim. Belki de müzik, zamanı taşımak için bildiğimiz en iyi kap.

BölümMüzik