Yazılar

Zorlanarak bulunan ezgi daha mı değerli?

Bugün müzik yapan çevrede, bir ezgiyi bulmak için kendini zorlayan çok insan var. Zorlamanın karşılığını aldıklarını ise pek göremiyorum.

Bana kalırsa fazla efor harcanmadan, bir anda ve kendiliğinden çıkan ezgiler daha orijinal hissettiriyor. Başarıyı en çok yakalayanların da bunlar olduğunu düşünüyorum. Ama burada dikkatli olmam lazım, çünkü elimde bir ölçüm yok; yalnızca bir izlenim var.

Öte yandan yıllarca uğraşılarak çıkarılan ezgiler de var. Belki bunca emekten sonra ortaya çıkmaları, onların daha fazlasını hak etmesini gerektiriyor. Ya da tam tersi: bir ezginin doğması için bütün enerji harcandığında, o şarkıyı duyurmaya enerji kalmıyor.

Kendi örneğim şu. “Baş Tacı”nın nakaratını bir günde yazdım. Geri kalanı yıllarımı aldı. Elimde gitar ve kâğıtla öylece beklemedim tabii, ama iş uzayınca heyecan da yerinde durmuyor. Şimdi Kerem’e göndermem gereken bir demo vokal kaydı var; haftalardır oturup bir türlü kaydedemiyorum. Yıllarca sözü ve müziği için çalıştığım şarkı hak ettiği aranjeyi beklerken, üzerine demo vokal alma enerjim yok olmuyor ama yoğunluğunu yitiriyor.

Yine de muhtemelen Kerem bu satırları okumadan kaydetmiş, göndermiş olacağım.

Kendime karşı dürüst olmam gerekirse: ortaya çıkması yıllar süren bir şarkı için bir yıllık aranje süresi az bile olabilir. Sabırsızlanan taraf ben olabilirim.

Geriye şu soru kalıyor ve cevabını bilmiyorum. Neyin neyi ne kadar hak ettiğinin bir ölçütü var mı? Emek, karşılığı ölçen bir birim mi; yoksa yalnızca harcandığını bildiğimiz için değerli saydığımız bir şey mi? İkisini ayırt edecek bir yol bulamadım.

BölümMüzik